Berilyum
Çelikten daha kuvvetli, aluminyumdan daha hafif olması nedeniyle endüstriyel üretimde büyük avantaj sağlayan, gri renkte bir metal olup, saf halde, berilyum oksit halinde ya da bakır, aluminyum, magnezyum, nikel gibi metallerle alaşım halinde bulunabilir. Yüksek ergime noktası, mükemmel termal stabilitesi, iletkenliği ve X-ışınlarına geçirgenliği gibi özellikleri nedeniyle uzay sanayi, telekomunikasyon, savunma sanayi, medikal sektörü ve nükleer sanayide yaygın olarak kullanılır. Yukarıdaki sektörler dışında seramik üretiminde, otomotiv, geri dönüşüm sektöründe, döküm ve kaynak işlerinde, diş protez teknisyenlerinde de maruz kalımların olduğu bildirilmiştir. Aynı şekilde tersanelerde gemi kırımında çalışanlarda da benzer risk belirlenmiştir.
İlk olarak 1940’lı yıllarda berilyum içeren fosforla üretilen flöresan lambaların yapımında çalışan işçilerde bu metale bağlı meslek hastalıklar bildirilmiştir. Oluşan akciğer patolojilerinin 10 mikrondan küçük berilyum partiküllerinin alveollerde depolanması sonucu ortaya çıktığı belirlenmiştir.
Kan Berilyum Lenfosit Proliferasyon Testi yapılan maruz işçilerde test pozitifliği % 1-16 arasında bulunmuştur. Semptom göstermeksizin sensitizasyonu olan işçilerde de pozitiflik görülebilir ki, bunlarda gelecekte Kronik Berilyum Hastalığı görülme riski % 6-8 arasındadır. Berilyumun kullanıldığı işyerlerinde hastalık ve sensitizasyonun, üretimle yakın teması olmayan güvenlik görevlileri, sekreterler ve büro çalışanlarında da görülmesi düşük düzeylerdeki ortam konsantrasyonlarının dahi hastalık oluşturabilme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.
Berilyum içeren toz, duman ya da solüsyonlara maruz kalanlarda olumsuz sağlık etkileri gözlenebilir. Maruz kalımda en çok rastlanan sağlık etkileri; berilyum sensitizasyonu, Kronik Berilyum Hastalığı ve akciğer kanseridir. Kronik Berilyum Hastalığı, berilyum sensitizasyonu sonrası havadaki partiküllerin inhalasyonu ile gelişen kronik granülomatöz bir hastalıktır. Solunum zorluğu, açıklanamayan öksürük, halsizlik, kilo kaybı, ateş ve gece terlemeleri ile karakterizedir. Genelde dünyada kabul gören 0.2 mikrog./m3 altındaki PRL değerlerinde de hastalık görülebilir ve hastalığın progresyonu ve şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Kimi işçilerde maruz kalımın hemen sonrasında semptomlar ortaya çıkarken, kimisinde ilk maruz kalımdan yıllar sonra hastalık oluşur. Pulmoner sarkoidoza çok benzeyen bulguları olduğu için doğru tanı konamazsa hastaların çoğunluğu sarkoidoz tanısı alırlar. Akut Berilyum Hastalığı ise yüksek konsantrasyonda berilyum bulunan havanın solunması ile ortaya çıkan akut semptomların olduğu bir hastalıktır.