HLC > Toksikolojik Parametreler > Trikloroetilen

Trikloroetilen

Trikloroetilenin en önde gelen kullanım alanlarından biri, metal ve diğer ürün türlerinin yağdan arındırılmasıdır. Solventli yağ giderme; metal, cam, kumaş ve diğer ürün türlerinden gresi, mumu ve kiri temizlemek için fiziksel olmayan bir yöntemdir. Metal parçalar boyama, kaplama ve diğer işlemlerden önce yağdan arındırılmalıdırlar. Trikloroetilen aynı zamanda florokarbonlar (poliklorotrifloroetilen ve politetrafloroetilen), polimetilmetakrilat, metakrilat butadien stiren, polifenilen, polivinil klorid, poliviniliden klorid, poliviniliden florid ve stiren akrilonitril ile kontamine plastikleri temizlemek içinde kullanılmıştır. Üç farklı yağ giderme işlemi bulunmaktadır: soğuk temizleme, üstü açık buharla yağ giderme ve konveyörlü yağ giderme. Tüm bu işlemlerde trikloroetilen de dahil olmak üzere endüstriyel solventler kullanılmaktadır.

Bunun dışında tekstil sektründe yün, pamuk ve diğer kumaşlardaki gres, yağ, katı yağ, mum ve katran için ekstraksiyon çözücü olarak; farmasötik bileşiklerde, poliklorlu alifatik bileşiklerde, alev geciktirici kimyasallarda ve pestisit üretiminde kimyasal ara madde olarak ve soğutucu akışkanlarda düşük sıcaklıkta ısı transferi ve havacılık sanayide sıvı oksijenin yıkanması için kullanılır. Bunun dışında boya sökücü, yapıştırıcı, vernik ve leke çıkarıcı gibi bazı ev ürünlerinde de bulunabilmektedir.

Trikloroetilen, insanlarda ve deney hayvanlarında hem oksidasyon, hem de glutatyın (-GSH)-konjugasyon metabolik yollarıyla metabolize edilir ve ardından çok sayıda aktif bileşik üretilir. Oluşan ana metabolitler trikloroetanol, trikloroetanol-glukronid ve trikloroasetik asittir. Trikloroetilen, akciğerlerden değişmeden, idrarla da metabolitler şeklinde atılır.

Akut etkiler daha çok santral sinir sistemine yönelik olup uyku hali, halsizlik, baş ağrısı, konfüzyon sık rastlanan belirtilerdir. Yapılan araştırmalarda akut yüksek dozlarda nörolojik etkilerin yanı sıra karaciğer, böbrek, gastrointestinal sistem ve cilt üzerine de istenmeyen etkiler oluşturduğu belirlenmiştir. Kronik etkiler açısından değerlendirildiğinde tüm sistemler üzerinde olumsuz etki oluşturabildiği görülmektedir. 

EPA-USA (Environmental Protection Agency)’nın 2010’lu yıllarda yaptığı bir meta-analizde trikloroetilen maruz kalımı ile böbrek, karaciğer ve lenfohematopoetik sistem kanserleri arasında çok kuvvetli bir nedensellik ilişkisi bulunduğu saptanmıştır. IARC tarafından Grup 1 karsinojen olarak sınıflandırılmıştır.